Büyürken yanımda iki ablam vardı. Ben bebeklikten çocukluğa,
gençliğe ve yetişkinliğe geçerken onlar yanı başımdalardı; benimkinden bir
sonraki basamağı yaşayarak, onlar da büyüdüler. Biri, henüz bir yatağı olmayan
tekne kazıntısı kardeşiyle yatağını paylaştı, tam da o yaşta bir çocuğun
delicesine hoşlanacağı fıstık, çekirdek masallarıyla avuttu. Diğeri, evcilik
oyunlarına çocuk rolüyle katarak, oyun arkadaşı yaptı kendisine; defterlerine
kitaplarına musallat olan afacandan korunmak için, çantasını kaybetti (sakladı).
Onlar gelişti, ben büyüdüm.
Ben nasıl Feminist
olmam!
Ablalarım benim için çift kişilikliydi. Biri benim ablamdı,
küçük annemdi, bir de öğretmenim oldu; artık evde avutulamadığım için vekil
öğretmenlik yaptığı okula beni götürdüğünde, “O öğretmen çocuğu, yalnızca
Cumartesileri geliyor”; dedikodusunu kulaklarımla duyup, pek bir gülmüştüm.
Diğeri, ablamdı, oyun arkadaşım oldu, yeri geldi, benim ona küçük kardeş
muamelesi yapıp o konudaki eksiğimi tamamlamama izin verdi. Ben nasıl Feminist olmam!
Ablalarım egolarını baskılamışlardı: Birisi hepimizden önce
büyüdü; gerçekten büyüdü; kendisini aileye adayıp hepimizin yolunu açtı; bir
kez bile kendisi için bir şey istediğini duymadık. Diğeri, fedakârlık için
kendisini ailesiyle de sınırlı saymadı. Kendi çıkarları dışında inandığı tüm
değerlerin ödün vermez savaşçısı oldu.
Ben nasıl feminist olmam!Annemin rolünü küçümseyemem. Ev işlerini çok sevdiği için okulunu yarım bırakan, yeni yazıyla okumayı zekâsıyla kendi kendine öğrenen, öğrenme arzusuyla, takvim sayfalarını ve gazeteleri okuyarak yenilikler peşinde koşan, çocuklarına sürprizler hazırlayan, çocuklarından bir şeyler öğrenmekten gocunmayan, bizimle birlikte gelişen annem. Bana olan katkılarını ancak yıllar sonra tam olarak kavrayabildiğim, bir halk bilgesi annem. Gençlikten olgunluğa geçiş dönemimde –onun yaşamının son yılları - arkadaşım ve sırdaşım olmayı bilen annem.
Ben nasıl feminist olmam!
Üç yeğenim oldu benim; varlıklarıyla yaşama anlam katan
bebeklerim; kendi ayaklarının üzerinde durabilen, yetişkin bireyler oluşlarını,
hem mesleklerinde, hem de aile yaşamlarında başarılı, mutlu birer kadın ve anne
oluşlarını gururla izlediğim gözbebeklerim. Şimdi onların çocukları var; üç
kız. Gelecekte, onların da anneleri gibi olgun, başarılı, kendi ayakları
üzerinde durabilen birer kadın olmaları en büyük dileğim. Tam aksine,
birilerinin onların Dünya’sını karartıp, onları kadınlıkları nedeniyle baskı
altına almaları olasılığı ise en büyük kâbusum.
Ben nasıl feminist olmam!
Evlendim. Eşim can yoldaşım, hayat arkadaşım, zor günlerimde
yanımda desteğim, başarılarımda arkamda duran gizli güç oldu. Annemin kızı, kardeşlerimin
kardeşi olmayı bildi. Attığım adımlardan önce gözlerine bakıp güç alabildiğimde
özgüvenim tam oldu. Onun kadınlığı ve dik duruşu bana gurur verdi, beni
tamamladı.
Ben nasıl Feminist olmam!
Evlendim. Eşimin annesini tanıdım. Ablamın yaşıtıydı, abla
demeyi önerdim kendisine, abla kelimesinin bende çağrıştırdığı tüm anlamlarla;
kabul etmedi; bir tek kızı vardı; anne dedim kendisine, anne kelimesinden
beklediği tüm anlamları vermeye çalışarak. Tanıdıkça sevdim kendisini,
sevgisinden gurur duydum. Dış görünüşüyle Anadolu’nun ana tanrıçalarını andırırken,
gururlu duruşu ve başat kişiliği bu benzerliği pekiştiriyordu. Kendi deyimiyle
cahil ana, babanın kurbanı olup eğitimi yarım bıraktırılmıştı, ama benim
kendisine çok yakıştırdığım deyimimle, bir asi sürgündü o, hapsedilmek
istendiği saksıyı patlatıp çıkmış, gölgesinde içinden çıktığı koca bir aileyi
barındıran, o ailenin birkaç kuşak tüm bireylerinin yaşamında iz bırakan bir
çınara dönüşmüştü. Çalışarak, emeğiyle ayakta kalmış, kadın olduğu için
okutulmayıp, baskılanmak istendiği halde, o çalışan bir kadın olarak ailesini
ayakta tutmuş çocuklarının geleceğini tek tek belirlemişti. Kaybının üzerinden
geçen bir yıl boyunca bıraktığı boşluk hep çevremizde oldu. Onu özlüyorum.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlu olsun.
Feride'den, Özen Altınok yorumladı.
YanıtlaSilAççim oğlum,
Seni çok seviyorum. Devamlı seni görmek istiyorum.İyi olduğunu düşünmek istiyorum. Seni matrak hikayelerle avuturdum.Yazında bana hatırlattın, çok güldüm. Seni çok özledim. Seni en kısa zamanda görmek isterim. Yazın için teşekkür ederim.
Özen Altınok
Bloğuna ad olan "Düşündüklerim" sözcüğünün içini nasıl da dolduruyorsun, Bu anlamlı yazını dikkatle okuduğumda, annemiz için yaptığın iki tanımlamanın ne kadar önemli olduğu dikkatimi çekti. Senin buluşun ve önerinle yazmakta olduğum "Tanıdığım Fatmalar" adlı öykü dizisinin başında gelen Annem Fatma'yı anlatırken, senin yaptığın şu betimlemeyi"(...) bir halk bilgesi annem." gözümden kaçırdığımı düşündüm. oysa bu annemizi ne kedar da doğru tanımlıyor. Annemizin gözümden kaçırdığım diğer nitemi de "sırdaş" olma özelliğiydi. Şimdi bakıyorum da bu iki önemli nitelik sana annemizden geçmiş.
YanıtlaSilHani, hep anlatıldığı için, takılırsın bana, sen doğduğunda gelip annemin yanına "Anne ben bu çocuğu kıskanmıyorum!" demişim ya, aslında o söz, belki o zaman, çocuksu kıskançlığımın bir örneğiydi ama şimdi düşünüyorum da, seni kıskanmak bir yana seninin varlığınla büyüyerek çoğalmışım.
Teşekkürler bana ablan olarak, zaman zaman küçük kardeş, duygusunu yaratarak anlamlı bir paylaşım yaşattığın için...
Bu gün aldığım ilk anlamlı kutlama oldu bu yazın. Tekne kazıntısı olarak pabucumu dama attırdığın halde, varlığınla yaşamıma anlam kattığın için teşekkürler canım.
Ben de, bu günü değerlendirirken ki Feminist bakışınla ailendeki kadınlardan biri olarak coşkuyla Merhaba diyorum. Yaşamında yer alan küçüklü büyüklü kadınlara, örnek erkek kimliği sunduğun için gözümde çok değerlisin. Yazılarında geçen,ne yazık ki bu günün ayırdında bile olmayan, ezilen kırsal kesim kadınları adına da savunduğun değerler için kutluyorum seni. Merhaba, bu güne, güzeli bu denli güçlü katan benim bilge kardeşim. Senin de8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlu olsun."
Cok keyifle okudum, Asım Esen'in kadınları, benim de kadınlarım, önümde hep güçlü bir tablo çizdiler :) Annem, teyzem Gelin yengem Tonton teyzem hepsinin kocaman sarılışlarını şefkatlerini beni dinleyişlerini, senin kadar çok seviyorum. Dilerim her kadının da hayatında senin kadar onları anlayan bir erkek olur.
YanıtlaSil